Kateterim … Kateterim !

Yaşadıklarımı parçalara bölmek hoşuma gidiyor. Sanki  sırtımdaki yük hafifleyecekmiş gibi geliyor böyle yapınca. Hissettiklerimi anlatmak ve anlamak daha kolay olacakmış, konuları parça parça çekip alırsam sanki canım daha az yanacakmış gibi.. Maskemi yazdım daha önce, çantamda, cebimde hep benimle olan.  Ama bu defa fiziki olarak da hep benimle dolaşan, ayrılmaz parçam, kataterimi yazacağım.

Kemoterapi ve sonrasındaki diğer tedaviler bir sonuç vermeyince, doktorlarım agresif lenfomama agresif bir tedavi ile cevap vermemiz gerektiğini kararlaştırdılar. Oto kök hücre nakli; benden alınan kök hücrelerin tekrar bana verilmesi aslında basit olarak. Ama öncesi ve sonrası oldukça zorlu bir maraton gibi. Önce olabildiğince varolan hastalığı temizlemek için tedavi, sonra kök hücrelerin kemik iliğinden kana çıkmaları için yapılan iğneler ve yeterli aşamaya geldiğinde Aferez denilen bir cihaza bağlanarak kök hücrelerin toplanması. Sonrası ise 5 gün oldukça ağır doz kemoterapi ve dondurulan hücrelerin tekrar kana nakli. Sonrası ise bir kabus. (Benim tecrübem böyle oldu maalesef) Kök hücrelerin kemik iliğine yerleşmesi için gerekli süre minimum 15 gün. Ama ben sürekli gelen sebepsiz ateş, bulantılar, kusmalar,kan ve piastrin değerlerinin aşırı düşmesi yüzünden neredeyse 1,5 ayda çıkabildim hastaneden.

Kateter derken yine konuyu dağıttım 🙂 Nakil öncesi, kollarımdaki morluklarla kendini  belli eden “sağlam damar bulamama” sorunu yaşayacağımızı anlayan doktorlar, merkez ana damara kateter takılmasına karar verdiler.  Gerçi ufak bir operasyon ama böyle size ameliyat giysileri giydiriyorlar, başta bone filan, sedyeyle ameliyathaneye ilerlerken “Ne oluyor ya, durun bi dakika” diyesi geliyor insanın..  Önce ekografi ile boyunda, damarın geçtiği uygun yer bulunuyor ve bir kesik açılıyor ve oradan içeri (damardan içeri) yerleştiriliyor kateter. Ucu damarın içinden 20 cm aşağı göğüs boşluğuna kadar iniyor. Dışarıda kalan kısım ise iki musluk içeriyor, herhangi bir terapi, ilaçlar, kan vs nakilleri, kan alımları, kök hücre toplama hep bu musluklardan yapılıyor.

Hohn Merkez Damar Kateteri

Hohn Merkez Damar Kateteri

Aralık 2008 Maskem-Kateterim

Aralık 2008 Maskem-Kateterim

Haftada bir giriş kısmına pansuman yaptırmak ve muslukları serum fizyolojik ile yıkamak gerekiyor. Bana ilk takılan kataterin 40 günde bir değişmesi gerekiyordu. Sonuçta 12 Temmuz 2007 de ilk kateterim takıldı ve zaman içinde Ağabeyimden yapılan kök hücre nakline kadar 40 gün aralarla 6 defa değiştirildi. Ne lenfomam ne kateterim beni bırakmak istemiyordu. Oto kök hücre nakli sonrası hastalık %90 geri döndüğünde başlanan tüm ağır terapileri, kateterim sayesinde kollarımı delik deşik etmeden, damarları yakma, patlatma endişesi olmadan sorunsuz atlatabildim. Kateter ile uyumak, yazın uygun giyinebilmek oldukça zor ama onun dışında fazla birşey hissetmiyorsunuz.. Bir de çok sıkı kucaklamalar yapamıyorsunuz 🙂 kaç defa pofum buraya gelip de hasretle bana sıkı sıkı sarıldığında “ayyy ! kateterimmm .. kateterimm !” diye bağırdım.. Çünkü göğsünüze doğru sallanan musluklar sarılmanın etkisiyle çekilince, boyundaki delikten kateterin damar içindeki kısmı dışarı çıkabiliyor ki enfeksiyonlar açısından çok tehlikeli bir durum. Sonra kaldı dilimizde bu “kateterim, kateterim” 🙂 Artık gülüyoruz .. ne yapalım.. alıştık onunla da yaşamaya. Ağabeyimden kök hücre nakli yapılacağı zaman daha uzun süre takılı durabilen bir kateter takıldı. Hohn kateterim sadece bana nakil yapılmasına olanak sağlıyor, bu yüzden daha ince ve zarif. Şubat 2008 de takıldı ve nakili onunla yaptık, bu arada ben pansuman yapmayı öğrendim ve hastaneye gitmediğim zamanlar hep kendim yapabildim. Böylece 100 km. uzaktaki Ancona’ya sadece pansuman için gitmeye veya yakındaki  hastaneleri dolaşıp gerçekten bu işi yapmayı bilen birilerini aramaya gerek kalmadı.
2008 Sonu, Lenfosit nakli

2008 Sonu, Lenfosit nakli

Şu aralar değiştirilen üçüncü Hohn kateterimle yaşamaktayım. Sonuncu ile allojenik kök hücre naklinden sonra tekrar geri dönen – gitmeyen- lenfomam için bulabildiğimiz etkili bir tedavi sistemi olan lenfosit nakillerini yaptık. Aslında, bu kadar kargaşanın içinde düşünüyorum da, kateterimi seviyorum ben 🙂 Garip ama gerçek 😉  Bu nakiller, ilaçlar, kan sayımları vs vs.. nasıl yapacaktım o olmadan? Kollarım zaten delik deşik olmuştu ve artık damar bulunamıyordu. Kateterim ise hiç sorun çıkarmadan, ara ara beni ameliyathane köşelerinde titretse de, bunca zamandır hayatımı kolaylaştırıyor. Arasıra oramda buramda bantlar, sallantılar olmadan, ay kaydı, ay dikişi açıldı diye panik yapmadan uyumayı çok özlesem de, biliyorum ki daha bilinmeyen bir süre onunla yaşamaya mecburum.
Yaz 2008

Yaz 2008

Başlarda, özellikle yazları beni geriyordu giyinme sorunu. Görüntümden rahatsız olduğum için değil, rahatsızlık veririm endişesi duyduğum için. Çünkü bu maske gibi kolay algılanabilen ve tanınan birşey değil. İlgisi olmayan nereden bilecek nedir.. ben de ilk defa bana taktıklarında gördüm sonuçta. Bir de yazları daha sıcak olduğu için terleme aşamasında bant açılmasın diye şeffaf bir kapatıcı ile örtülüyor ki.. herşey ortada 🙂 Eh garip bir durum tabi böyle borular filan. Ama zamanla etrafımdaki insanların da desteği ile alıştım kateterimle aynı o yokken istediğim gibi giyinmeye. İnsanın etrafında onu boruları, muslukları, bantları ile de çok sevmeye devam eden eşinin, çocuklarının ve arkadaşlarının olması ne kadar sıcak bir duygu..  Bana herşeye dayanma gücü ve sabrı veriyorlar. Hepsini çok seviyorum.
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: