Deprem Oldu – Güncellemeler

Neredeyse 3 gündüz geçti bile depremin üzerinden.. Yaralar sarılmaya başladı ufak ufak ama hala yapılacak çok fazla şey var.. Son bilanço 280 ölü, 1500 e yakın yaralı, 30.000 hasarlı ev ve 100,000 evsiz olarak açıklandı İtalyan yetkililer tarafından. İtalya Ulusal Jeofizik ve Volkan araştırmaları Enstitüsü her gün, her saat açıklıyor devam eden yer sarsıntılarını http://cnt.rm.ingv.it/~earthquake/index_web_cnt.php adresinde, L’aquila’daki sallantıların hala devam ettiği ve bazen artçı olarak tanımlanmaktan uzaklaştıkları görülüyor. Dün oldukça şiddetli olan iki sarsıntıyı da biri öğlen, diğeri de 20.00 de yediğimiz akşam yemeğinden biraz önce burada Alba Adriatica’da hissettik. Sonuncusu, ben tam sofrayı hazırlamaktayken, yemek masasının karşısındaki tekerlekli sehpası üzerinde duran televizonu yerinden oynattı. Yine çok korktuk, yine pencerelere koştuk ama bu defa çok kısa idi.. evi terketmedik.

L'Aquila Çadırkentlerden Biri -Tendopoli  (Milliyet)

L'Aquila Çadırkentlerden Biri -Tendopoli (Milliyet)

İtalya’da sivil savunma teşkilatı yaşanan büyük şoka rağmen bölgede hemen çadırkentler kurdu, binlerce insan hala buralarda kalıyor. Ama yeterli olmadığı, diğer binlerce arabalarında üçüncü geceyi geçirecek insanlarla yapılan röportajlardan anlaşılıyor. Her insan bir dram burada: Kimisi yarı çökmüş evine girmeye çalışıyor bebeğine biberon bulmaya, kimisi yakınları, tanıdıkları emniyetteyse yardım çalışmalarına koşuyor. Çöken öğrenci yurdunun enkazını kaldırmaya çalışan resmi görevlilerden çok  genç kızlar vardı molozları elleriyle kazan. Görüntülerin her biri kor gibi düşüyor insanın yüreğine.

L'Aquila Signora Maria

L'Aquila Signora Maria

98 yaşında ihtiyar bir teyzeyi kurtardı ekipler depremden bir gün sonra yıkıntı halindeki evinin penceresinden… “nasılsın, ne yaptın bunca zaman, nasıl yaptın” filan diye soruyorlar, zavallı da ” ne yapayım.. heryer sallandı..çıktım merdivenler yoktu, odanın sağlam köşesinde oturdum dikiş diktim.. boş mu duracaktım” dedi ya, ben dondum kaldım.. Tevekkül bu olmalı.. Başa gelene isyan etmeden kabul etmek.. Nasıl bir yürek, nasıl bir ruh gerekir buna.. Umarım tüm diğerleri gibi bu teyzeciğim de mutlu olacağı yeni bir düzene tez zamanda kavuşur.
                                       ……………………………………………
Çadırkentlerde, çadır hastanelerde doktorlar heryere yetişmekle kalmıyor bir de palyaçoluk yaparak çocukları eğlendirmeye, yaşadıkları karabasanı biraz olsun aydınlatmaya çalışıyorlar. İtalya’nın her tarafından yardım yağıyor, Adriyatik kıyısındaki oteller odalarını evsiz kalan insanlara açtılar, belediyeler her gün yiyecek, süt, kıyafet, bebek bezi vs gibi acil yardım malzeme bağışlarını kabul ediyor vatandaşlardan. Çadırkentlerde karavanlardan oluşan hazır mutfaklardan günde 3 öğün yemek dağıtılıyor.. Eskiler boşuna dememiş “acıyan yer ayrı, acıkan yer ayrı” diye.. Biraz olsun düzene girdi galiba diyorum ama yine de sevinmek ne mümkün.. Bir çok yerde yanlış alarmlar verilerek, haber aldık büyük deprem geliyormuş, evlerinizden hemen çıkın diyerek insanları paniğe sürükleyen ve bundan yararlanıp hırsızlık, yağma yapmaya çalışan bir çok felaket avcıları da var ne yazık ki. İtalya’nın her yerinden bir çok insan yardım etme bahanesiyle L’aquila’ya koşmuş, her saat bu “çakal”lardan birinin yakalandığı haberini alıyoruz haberlerde (İtalyancada bu tür felaketlerin ardından yağma, soygun yapmaya çalışmaya “çakallık” anlamına gelen  “sciacallaggio” -şakallacyo okunuyor- deniyor ve bence tam anlamına uyuyor.
                                                                                       ………………………………….
Depremin olduğu gün, öğleden sonra telefonum çaldı ve çok nazik bir hanım deprem bölgesinde bulunan bir Türk olarak ismime ulaştıklarını ve telefonda Doğan Haber Ajansı adına ufak bir röportaj yapıp yapamayacağımızı sordu. Yaşadıklarımı anlattım, elbette depremin merkezinde olanların yaşadıkları yanında benim korkum çok hafif kalıyordu ama benim için de o garip günün  buruk bir anısı olarak kaldı.
                                                                                     ………………………………….
Günler önce Paskalyayı hasta da olsam en azından hastanede değil de evimde, eşimle kutlayacağım diye seviniyordum.. Paskalyayı hem evimde hem de iyileşmiş (en azından şimdilik/umuyorum hep) olarak yaşayacağım gibi gözüküyor.. Ama hevesim kaçtı, kırıldı döküldü biraz..  Din ayrımı gözetmeden Tanrıya inanıyorum, eşimin dualar ettiği bütün aziz insanlara saygı duyuyorum.. yardıma ihtiyacı olan bütün insanlar için dua ediyorum, nasıl ki beni yüz yüze tanımayan insanlar bile benim için dualar ettiler, mumlar yaktılar; ben de sıkıntıda olan herkes için dua ediyorum, edeceğim hep. Dualarımız duyuluyor, bazen geç ama ..
bir gün mutlaka duyuyor Tanrı bizi.
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: